Аннотация

"Welê dixuye û tê zanîn ku xebat û tevgerên edebî yên Mehmed Uzun, bi qasî romannivîseriyê di warê lêgerîn û lêkolînên edebiyat û çanda kurdî de jî berbiçav in. Destpêka Edebiyata Kurdî, di warê lêkolînên edebiyata kurdî de gaveke hûr û kûr û nûjen e. Mehmed Uzun di vê kurtelêgerê de, li ser edebiyat, nivîskar û şahîrên herçar parçeyên kurdistanê yên xuyayî û nexuyayî ne radiweste û bi zimanekî sade û herikbar yê edebî qala wan, xebatên wan û berhemên wan dike. Edebiyata Kurdî mixabin ku gelekî wext her êş û azar kişandiye û bêgav maye, lê belê tevî vê yekê hemû kesp û kosp, keft û leftên hewçend dijwar dane pey xwe û heya roja me hatiye û hêviyeke xurt bi xwe re aniye. Destpêka Edebiyata Kurdî, heye ku mîna berhemeke kin û kurt bixuye; lê belê ew bi naverok û agahiyên ku di nava xwe de hewandiye, hêja û balkêş û dagirtiye. Ew dê bi van taybetmendiyên xwe her tim rewacdar be û herweha ew dê rê li ber nivîsar û xebatên akademîk yên edebiyata kurdî veke."

Аннотация

Fakir İdris, 1982'de göktaşı olarak belirip Edebiyata sırtını dönmeden önce ses verdi: «Mecbursunuz.»

Аннотация

"Rose adında küçük bir kız. Kuzeni Willie'nin aksine acabalardan kurtulamıyor bir türlü. Durmadan dönen yuvarlak dünya içinde ne kendisini bulabiliyor ne de yerini. Bereket dağlar var. Onlar her şeyi durduracak kadar yüksek. Yükleniyor mavi iskemlesini ve koyabileceği yer arayışıyla gözüne kestirdiği dağın zirvesine başlıyor tırmanmaya. Dünya Yuvarlaktır epik bir yolculuk hikâyesi. Kelimelerin kaygan zemininde tümcelerin müstakilliğini ve anlamların sabitesini yitirdiği ardı kesilmez bir devingenlik içinde anlatısını kuran Gertrude Stein, okuru biteviye tınlayan varoluşsal bir kaygının hazzını ve dehşetini aynı anda duymaya çağırıyor. «„Shakespeare ne demişti, adı değişse bile gül yine aynı güzellikte kokar, kokar mı. Hayır, kokmaz.“» İşte bu itiraz, Rose'u durmadan düşünmeye iten benzer bir sorguyla maceramızın da ateşleyicisi oluyor: «„Adı Rose olmasaydı Rose olur muydu.“»"

Аннотация

Enis Batur, «kültür iktidarı»nın dillerden düşmediği bir dönemde, yeni denemeleriyle, kültürün has değerlerinin ancak muhalif bir duruşla elden ele geçebileceğini savunuyor.

Аннотация

"Türkiye'de sosyalizmin ve sol mücadelenin tarihi aynı zamanda düşünsel ve örgütsel yasakların da tarihidir. Mücadele ve örgütlenmelerin yolu; kimi zaman ölümler, yasaklar, sürgünler kimi zaman da on yıllar boyunca süren gizliliğe mahkûmiyetle kesilmiştir. Bu sistematik ve yoğun baskı komünist ve devrimci hareketin ileriye dönük aktarım zincirini defalarca koparmıştır. Modern anlamda Osmanlı'nın son dönemlerine dek uzanan sol ve emek tarihinin önemli kilometre taşlarını, dönemeçlerini, olaylarını ve insanlarını belgeler ışığında ele alan Emek Tarihi Yazıları, sosyalist ve komünist hareketin yaşadığı deneyimleri yalnızca bir nostalji ve anma etkinliğinin ötesinde; teori ve eylem alanlarındaki kazanım, hata ve eksikleriyle anlamaya çalışarak bundan sonraki mücadele pratiklerinde bu zengin tarihten yararlanılmasını sağlamak amacıyla derlendi. Toplumsal hafızaya katkıda bulunmak ve sınıf mücadelesinin tarihsel dinamiklerini hatırlatmak amacıyla açılmış bir pencere…"

Аннотация

"Kadın çalışmaları alanında Türkiye'nin önde gelen isimlerinden kadın tarihçi ve siyaset bilimci Serpil Çakır, Erkek Kulübünde Siyaset isimli çalışmasının genişletilmiş ve güncellenmiş yeni baskısında, kadın, yurttaşlık ve parlamenterlik ilişkisine siyasetin yapısı, kurumları ve kadınların deneyimleri üzerinden bakıyor. Feminist siyaset kuramcıların işaret ettiği saptamalar ışığında kadınların çeşitli ülkelerde yürüttükleri oy hakkı mücadelelerini örnekliyor. Dünyada ve Türkiye'de, parlamentoda kadın katılım oranlarını, dinamikleri ve katılımı artırmaya yönelik stratejileri sıralıyor, politik bir tasarım olarak Türkiye'deki cinsiyet rejiminin kurumlarını, siyasal partilerin kadınlara bakışını ve kadın hareketinin taleplerini ortaya koyuyor. Meclis'te üç dönem kadın milletvekilleriyle yapılan sözlü tarih görüşmelerinin odağa alındığı kitapta, kadın siyasetçilerin partileriyle, seçmenle ve aileleriyle ilişkilerinin niteliği analiz edilirken yaşadığı sorunlar ortaya konularak siyaset yaparken karşılaştıkları ayrımcılığın görünmez yüzü ifşa ediliyor. Kadınları parlamentoya taşıyan sürecin arka planındaki gerçekleri, feminist teorinin, feminist yöntemin ve özellikle de kadın sözlü tarihinin sağladığı avantajlardan yararlanarak sunan Serpil Çakır, bu anlamda araştırmacılara yol gösterici ve ilham verici bir ilk adım oluşturuyor."

Аннотация

Efsanevi dengbêj Evdalê Zeynikê'nin trajedi, zorluk ve yoksulluklarla dolu hayatını, Kürt Beyleri arasındaki çekişme ve zıtlaşmaları, Süphan Dağı'nın hikmet ve heybetini, bin yıllık Xecê ile Siyabend destanının kudretini, dönemin sosyal, siyasal ve kültürel gelişmelerini bir çatı altında buluşturan Evdalê Zeynikê'nin Hayatından Bir Gün, Kürtlerin sözlü edebiyat geleneğinin en büyük parçasını oluşturan dengbêjlerin, söylencelerin ve halk anlatılarının modern edebiyat biçemleriyle harmanlanıp birbirini tamamladığı, çok katmanlı, deneysel bir kurgu…

Аннотация

"Tanzimat edebiyatının öncü ve üretken kalemi Ahmet Mithat Efendi'nin henüz 28 yaşındayken kaleme aldığı Felsefe-i Zenan (Kadınların Felsefesi), Letaif-i Rivayat adlı hikâye koleksiyonunun en kıymetli cüzlerinden biri olmakla beraber kadın sorununu doğrudan konu eden ilk yerli eserdir. Bu yapıtında, Tanzimat'tan sonra en çok değişime uğrayan kurumlardan biri olan ailenin mevcut geleneksel yapısının, kadınların hayatını ne denli yıkıcı bir dönüşüme uğrattığına odaklanan yazar Akile, Fazıla ve Zekiye gibi sembolik anlamlar yüklediği üç sıradışı kadının yaşamını anlatır. Evliliğin bekâsı uğruna kendilerini feda etmemiş; eğitimin, üretimin ve ekonomik özgürlüğün değerini özümsemiş bu kadınlar dönemin toplumsal yaşantısının gereklerine karşı da birer zırh kuşanmışlardır. Aile kurumuna atfedilen önemi sarsmasının yanı sıra mektup-roman tarzının Türkçedeki ilk örneği olan bu eseri, Osmanlıca orijinaliyle birlikte sunuyoruz."

Аннотация

"Şair ve deneme yazarı Salâh Birsel, Türk edebiyatının önde gelen ustalarındandır. Günlük konuşma dilinde pek az bilinen sözcük ve deyimleri tedavüle sokmakla kalmaz, kendi yarattığı ilginç deyişleri de sıkça kullanarak oluşturduğu anlatımını alaycı tavrıyla birleştirdiği özgün bir üslubun sahibidir de. Salâh Birsel, 1001 Gece Denemeleri'nin bu son halkasında da gerçek bir edebiyat şöleni sunuyor; sohbet eder gibi, içten, şakacı, ironik tarzı okuyanda tiryakilik yaratıyor. ""Ben denemelerimi şiir gibi yazarım. Boyuna sözcükler, tümcelerle boğuşurum. Bir yerde, yazının iplerini çekenin ben olmadığımı, benim yerime, deneme yapısına karışmış sözcüklerin karar verdiğini, buyruklar savurduğunu görürüm. Kimi zaman belli bir tümceye denememde yer vermek istediğim halde, bunun üstesinden gelemem. Denemenin yapısı, denemedeki öteki tümcelerin sıralanışı buna engel olur. Ey okur, gıkını çıkarmadan okuduğun denememize şaşıp kalma. Bunun ayıbı da şanı da bizimdir."""

Аннотация

""«René Char'ı yaşayan en büyük şairimiz, Gazap ve Muamma'yı da Fransız şiirinin Illuminations'dan ve Alkoller'den bu yana bize verdiği en şaşırtıcı eser kabul ediyorum… Yalnız Kalırlar yayınlandığından itibaren bu bir avuç şiir, şiirimiz üzerinde özgür ve bakir bir rüzgâr estirmeye yetmiştir. 'İşe yaramaz biblolar' imalatına kendini vakfetmiş şairlerimizin ağızlarına borazan almak için lavtayı ellerinden bıraktıkları bunca yıldan sonra şiir nihayet sağaltıcı bir odun ateşi halini almıştır… Başkaldırının ve özgürlüğün şairi Char, yarınlarımızın da şairidir… Şundan emin olalım: Bundan böyle ancak böylesi eserlerden medet umabilir ve basiret bekleyebiliriz.»" Albert Camus «„Hypnos Yaprakları, Avrupa'da Nazizme direnişin en alışılmadık ve en derinlikli imgelerinden biridir.“» Paul Veyne «„René Char'ın, zamanımızda eşi benzeri olmayan büyüklüğü, onun şiirinin, şiirin vahyi, şiirin şiiri olmasıdır.“» Maurice Blanchot"